2 Ocak 2009 Cuma

Umutlarımız

Şu otobüs, yan sokaktan
Ana caddeye çıkar,
Oradan da son durağa.
Vapur, saati geldiği gibi
Karşı iskeleye yollanır.
Önümden geçen öğrenciler,
Okula gitmektedir.
Ortalığı yırtarcasına,
Ambulans geçiyor sokaktan.
İstikamet hastane.
Bir sela duyuyorum,
Camilerin birinden okunan.
Bir fani daha göçmüş.
Bu dünyada var olan herşey,
Biryerlere varıyor da,
Umutlarımız niye yolda kalıyor?
Niye varamıyorlar mutluluklarına?
Onlar da var değiller mi?
Yoksa yoklar mı?

1 Ocak 2009 Perşembe

Deniz Kızı

Yüzdüğün deniz,
Efkarlarımın denizidir.
Arkadaşın yunuslar,
Barış elçilerim.

Dipteki batıklar,
Gönlümün harabesidir,
Azgın dalgalar,
Bitmeyen kederim.

Gecedeki yakamozlar,
Ruhumun feneridir.
Bilinmeyen koylar,
Bakımsız bahçelerim.

Sayısız balıkların,
Bereketin simgesidir.
Sahibidir kumsalların,
Benim yengeçlerim.

Tüm ufuğu dolduran,
Senin eşsiz hayalindir.
Sonsuz fırtanalar,
Benim kaderim.

Bu ıssız suların,
Yoksa hepsi seninmidir?
Küçücük adalar,
Benim memleketim.

9 Aralık 2008 Salı

Kadehe Sorum

Kadehler de konuşurlar mı,
Kendi aralarında?
Ve beklerler mi,
Sahipleri gibi,
Vakti kerahatin gelmesini.
Güneşin rakı burcuna girmesini.

Kadehin Cevabı

Muhabbetimiz vardır kendi aramızda.
Kadehler de sahiplerine benzer.
Dostların kadehi dostumuzdur.
Lakin erken kafayı buluruz biz.
Ne de olsa rakı içimizde.
Ve kadehliği görev diye yapmayız.
Cam dudağı sevmedikçe,
Bardak kadeh olmaz.
Yalnızlığa Dair

Can yoldaşın olmazsa olmasın
Yalnızım diye hayıflanmayasın,
Eğilmiş üstüne gökyüzü masmavi
Bir anne şefkatine müsavi.
Üç adım ötede deniz
Dosttur, ne öfkesi ne durgunluğu sebepsiz.
Bir derdin varsa açabilirsin ağaçlara
Ağaç yaprak verir, sır vermez rüzgara
Ve kış yaz,Dalda kuş eksik olmaz
Dağ başında duman
Yalnızlık nedir göreceksin öldüğün zaman.

Cahit Sıtkı TARANCI (Sonsuz Saygılarımla)

Akşamcı

Hep sana koştumsa akşamları,
Bunca yıllık emektar kadehim,
Zannetme ki sevda çektiğimden;
Öyle günlük efkarlardan hiç değil;
Bayramı seyranı vesiledir.
Sana başvurduğum akşamları,
Bunca yıllık emektar kadehim,
Sadece hoşnut olmadığımdan.

Cahit Sıtkı TARANCI (Sonsuz Saygılarımla)

Akşamcı II

Hep sana koştum akşamları,
Bunca yıllık emektar kadehim.
Hoşnuttum, değildim,
Ayırt etmiyorum.
Bahar gelince kenarına,
Bir çift kiraz astım.
İçine bir yeşil erik attım.
Sırlarımı hep sana açtım.
Biliyorum göreceğim,
Yalnızlık nedir,
Öldüğüm zaman.
Ölene kadar,
Beni yalnız bırakma.
Denizdi, gökyüzüydü,
Seni unutturur sanma.

7 Aralık 2008 Pazar

Günlerim II

Sorma bu çehre neden günden güne süzülür.
Bir sevgilim yoktur ki duyduğumu duyacak.
Günlerim koklamadan attığım birer güldür,
Hayatım beni bile güldüren bir oyuncak.

Cahit Sıtkı TARANCI (Sonsuz Saygılarımla)

Günlerim III

Süzülmüyor bu çehre, arada bir kızarır.
Bir sevgilim vardır duyduğumu duyan.
Günlerim bir bukettir, elim ona uzatır.
İki çocuğuz biz oyuncakla oynayan.

25 Kasım 2008 Salı

Sonsuzluk

İnsanı mekanın
Sonsuzluğuna koydular,
Sonra da zamanın.
Bilginin sonsuzluğuna
Koydum ben de kendimi.
Merkez değilim,
Çekimsizim.
Birisi, birileri, birşeyler,
Dönmesin çevremde.
Ben döneyim,
Gerçeğin çevresinde

20 Kasım 2008 Perşembe

Yaşasın Şiirler

Sayende mi yazıyorum
Bu dizeleri ?
Sen mi alıştırdın,
Beni şiirlere?
Yoksa şiirler mi,
Seni alıştırdı bana?
Bir cevap veremezsin.
Bilmiyorsun ki uzaksın.
Tıpkı bir şiirin ahenginden,
Uzak olduğun gibi.
Şiirler biliyor oysa.
Şiirler bana yakın.
Onlar her yerde.
Zihnimde, defterimde,
Kalemimin ucunda.
Onlar bana sırdaş.
Onlar bana yoldaş.
Onlar bana ışık.
Senin gibi değil onlar.
Sevecen, dürüst ve sıcaklar.
Senin olmadığın gibi.
Yoksun artık yok.
Sana dair hiçbir şey yok.
Yalnız seninle yaşamak,
Yalnız seninle ölmek yok.
Yalnız şiirle yaşamak,
Yalnız şiirle ölmek var.